Eğitim Ne Zaman İşe Yarar?
Eğitimden beklenti genellikle nettir: Bir şey anlatılsın, insanlar değişsin, sonuçlar iyileşsin. Ancak iş hayatında işler her zaman bu kadar düz ilerlemez. Eğitim, tek başına sihirli bir çözüm değildir; işe yaraması için bazı koşulların oluşması gerekir.
Birinci koşul, ihtiyacın doğru tanımlanmasıdır. “İletişim eğitimi alalım” demek kolaydır. Ancak asıl soru şudur: Nerede tıkanıyoruz? Anlamada mı, söylemede mi, yoksa geri bildirimde mi?
İkinci koşul, beklentinin gerçekçi olmasıdır. Bir günlük eğitim, yıllar içinde oluşmuş alışkanlıkları tek başına değiştiremez. Ancak doğru noktadan başlarsa, farkındalık yaratır ve yeni davranışların önünü açar.
Üçüncü koşul, yöneticinin sürece dahil olmasıdır. Eğitim sınıfta kalırsa, işin içine taşınmaz. Yönetici desteklemediğinde, eğitim bir etkinlik olarak hatırlanır; bir gelişim süreci olarak değil.
Son olarak, uygulama alanı açılması gerekir. İnsanlar öğrendiklerini deneme şansı bulamazsa, en iyi içerik bile kısa sürede unutulur.
Kısacası, eğitim; doğru ihtiyaca, doğru beklentiyle, doğru destekle ve uygulama alanıyla birleştiğinde işe yarar. Geri kalan her şey, iyi niyetli ama geçici bir çabadır.
